BEYTLEHEM’LE GOLGOTA'NIN GİZİ
İnanç
kutsamaları arasında en neşelisi Noel olarak bilinen kutlamadır: Tanrı'nın
öncesi ve sonu olmayan diri Sözü İsa Mesih'te insan bedeni alarak insanIık
ailesine katıldı. Tanrıbilimde bu ‘Beden Kuşanış’ diye tanınır: “Söz beden oldu, kayra ve gerçekle dolu
olarak aramızda yaşadı. O’nun yüceliğini Baba’dan gelen biricik Oğul’un yüceliği
niteliğinde gördük” (Yuhanna 1:14).
Dr. Samuel M.
Zwemer (1867-1952), aydın bir tanrıbilimci ve düşünür idi. En önemli tanrıbilim
okullarında, akla gelebilen herhangi bir kürsüden ders verebilirken Tanrı'ya,
kurtancısı Mesih'e Arabistan'da, Mısır'da hizmet etmeyi yeğledi. Arapça’yı tüm
ayrıntılarıyla konuşabilen, yazan, en derin sorunlara girmekten çekinmeyen bir
bilgindi o. Birçok konuda, özellikle İslam inancı üzerinde yaklaşık kırk kitap
yazdı. Emekli olduktan sonra fakültelerde Mesih inancı ve İslamlığı inceleme
bilgisinde derin iz bırakan öğretmenliklerde bulundu. Arapça’yı ve İslam
inancını ayrıntılarıyla öylesi bilendi ki, birçok kez İslam uleması ziyaretine
gelir, bilgisinden geniş çapta yararlanırdı.
1950’de
yaşamının akşamında New York’ta kendisiyle tanışmak yetkisine kavuştum.
İstanbullu olduğumu söylediğimde bana geçmiş yıllardan ilginç bir deneyimini
anlattı. İstanbul’u ziyaretinde elbette Ayasofya'yı görmeye gitti. Avluda
sayısız insan topluyken Arapça’da yüksek sesle bir çağrıda bulundu: “Aranızda
Arapça bilen birisi varsa, söyleyeceğim birkaç sözü lütfen tercüme edebilir mi?”
Bu yirmili yıllarda oldu. Eğitim görmüş bir bey ortaya çıktı. “Buyurun ben size
tercümanlık edebilirim" dedi ve Dr. Zwemer'in konuşmasını çeviriye başladı.
Herkes bir Arap’tan daha ince Arapça konuşabilen bu yabancının sözlerine kulak
kesildi. Neydi Dr. Zwemer'in konusu?
Ayasofya’nın
Yunanca’da anlamı: Kutsal Bilgi, yani
Mukaddes Hikmet. Ben kendisini derin
ilgiyle dinlemekteyken bu çarpıcı konuyu orada toplanan Türkler’e nasıl
ilettiğini canlı dille yeniden anlattı. Kısacası vaazı şuydu: “Hikmet salt
Tanrı'dadır. Kusurlu insan hikmetine karşı bu hikmet kutsaldır; insansal
bozukluklarla etkilenmemiş, kirlenmemiştir. Tarih boyunca filozoflar insan
hikmetini öğretti hem de öğretmekte. Onlar bunu yazıyla, sözle yaptı. Tanrı'ysa
Mukaddes Hikmetini beden kuşanan
Mesih'in kişiliğinde tüm dünyaya açıkladı ve duyurdu. Mesih’i ‘beden alan Söz’
niteliğinde değerlendiren, Tanrı'nın hikmetine dinleyici olur. İçinde hiçbir
bozukluk, düşüklük, eksiklik olmayan bilgi.. O'na iman eden gerçek yaşamı bulur,
sonsuza kavuşur." Aradan onyıllar geçmeye karşın, Dr. Zwemer yaşlılığında daha
unutamadığı o olayın anısıyla sevinmekteydi.
Bilgiyle
donatımlı kitaplarından başka, Dr. Zwemer pek çok kısa yazıyı da kaleme aldı.
Bunlardan biri Beytlehem'in Gizi
başlığında, Tanrı Sözü'nün beden kuşanmasıyla ilgili konudur. Kutladığımız bu
görkemli Tanrı olayının öz anlamına giren, süslü pırıltılı özentili göz
kamaştırıcı bayram havasını bir yana iten böyle ciddi bir yazı, Tanrı’ya inancın
somut ve kanıtlı yönüyle ilgilenen kadına erkeğe kalıcı dinçlik ve gönenç
sağlar.
Beytlehem
kasabasında bir ağılın hayvan yemliğinde insan yavrusu olarak doğan İsa’nın o
yemlikten bütün çağlara, tüm insanlığa ilettiği mesaj her an tazedir, canlıdır:
Kelam beden oldu, günaha kefaret niteliğinde sunuldu, ölüler arasından dirildi.
Tanrı önünde tek aracıdır O, yeniden gelişi giderek yaklaşmaktadır. Şimdi O'na
inanan, gelişinin güvencesiyle yaşayan kadın erkek sevinç doluluğundadır.
Mesih’e inanmanın özelliği bambaşkadır. O’na iman, yaşamın temel gereksinimini
karşılayana sığınmaktır: Tanrı katında günahlara kurtarmalık sağlayana. Yaşamın
anlam ve amacını aydınlatana. Güvensiz cana sonsuz güvenliğini gerçekleştirene.
Ardı arası gelmeyen töre ve kurallardan öteye götürene. Yerden kaynaklanan
dinlerin getiremediği özgürlüğü Tanrı’nın yüceden gönderdiği Oğlu aracılığıyla
bütünlediğine iman karanlığı ışığa dönüştürür.
“Karanlıkta
yürüyen halk büyük bir ışık gördü; ölüm gölgesi diyarında oturanların üzerine
ışık parladı” (Yeşaya 9:2). “RAB kendisi size bir belirti verecek: İşte kız gebe
kalacak ve bir oğul doğuracak; onun adını İmmanuel (Tanrı bizimle) koyacak.”
(Yeşaya 7:14). “Bu yüzden Egemen RAB bildiriyor, ‘İşte
Sion’a sağlam temel olarak bir taş yerleştiriyorum, denenmiş bir taş, değerli
bir köşe taşı.. O’na güvenen alt edilmeyecek” (Yeşaya 28:16). Simgelerle,
betimle insanlığa seslenen Tanrı, Mesih’in beden kuşanışından yaklaşık yedi yüz
yıl önce peygamberlik sözüyle Oğlu Mesih’i sarsılmayan Taş’a, değerli köşe
taşına benzetiyor. O’na güvenenin hiç sarsılmayacağını
vurguluyor.
“Yapıcıların
reddettikleri taş köşenin başı oldu” (Mezmur 118:22). “RAB adam bulunmadığını
gördü, aracı olmadığına şaştı, kendisi için pazısı kurtarış sağladı. Doğruluğu
O’na destek oldu” (Yeşaya 59:16). “Bir Oğul doğuracak, O’nun adını İsa
koyacaksın. Çünkü O halkını günahlarından kurtaracak” (Matta 1:21). “Melek ona
konuştu, ‘Korkma Meryem. Çünkü Tanrı’nın kayrasına kavuştun. İşte gebe kalıp bir
oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın...Çünkü Tanrı katında olanaksız hiçbir şey
yoktur’” (Luka 1:30,31,37). “Söz beden oldu, kayra ve gerçekle dolu olarak
aramızda yaşadı. O'nun yüceliğini Baba'dan gelen biricik Oğul'un yüceliği olarak
gördük” (Yuhanna 1:14).
Kutsal
Kitap'ta tüm tarihin ilgisini toplayan giz, düşünen kişinin dikkat edeceği temel
konudur. Doğaüstü eylemlerin kendisine doğal sayıldığı Tanrı çarpıcı bir
açıklanışla insan ailesine geldi. İnsanlığa çağdaş uygarlığın ışığını saçan
tarihsel Yunan’da ademoğulları Tanrı’yı arayış uğraşlarında insanı
tanrılaştırdılar, bu tanrıları da insanlar doğrultusundaki dilekleriyle
tanıttılar. Buna karşı insan soyunun kendisini açıklıkla ve kesinlikle
bilebilmesini amaçlayan Tanrı beden kuşanarak alçaldı, temel ihtiyacımızı
karşıladı. Tanrı’nın kutsallığı gücü yeterliği İsa Mesih'in beden kuşanmasında
insanlara da, meleklere de, şeytanla cinlerine de belirgin oldu. Yine Tanrı’nın
sevgisi kurtarışı sonsuz yaşam sağlayışı insan bedeninin kurtarmalık oluşuyla
kanıtlandı. Basit hayvan yemliğiyle hor görülen haç Tanrı’nın en önemli iki
eylemine tanıklık etmekte.
Günümüzden
yirmi yüzyıl önce Beytlehem'de erden kızdan doğanın kim olduğunu bilemeyince
Golgota'da, ardından da boş mezarda tümlenen olayı hiç anlayamayız. Beytlehem
ağılında iki ayrı kişilik o kutsal bebekte bir araya geldi: Tanrı'yla insan. İki
varlığın her özelliği o insan yavrusunda birleşti, niteliklerinden hiçbirini
yitirmedi. Yaratan'a özgü her güçlülük ve görkemlik, yaratığa özgü her zayıflık
ve yetersizlik O'nda birleşti. Kutsal Kitap bu şaşırtıcı olayı şöyle tanıtır: “O, bedende açıklandı, Ruh'ta doğrulandı!"
(I.Timoteos 3:16). O bebek hem ölümsüz hem de ölümlü.. Güçlü, egemen. Tanrı
kendisini hem yücelikle hem de alçakgönüllülükle tanıttı. Tanrısal kişilik
kudrette ve güçsüzlükte kaynaştı; ama ne o, ne de öbürü özelliklerinin hiçbirini
yitirmedi. Tam Tanrı, tam insan..
Tarihsel -
tanrıbilimsel açıklama belirli din görüşlerini ve yorumlarını, giderayak
savlanan yaratık kuramlarını kökten çürütüyor, gerçeği bilmezliğe çağrı
niteliğini taşıyor. Bundan başka, her geçen yıl tanrısal olgunun içeriğini
kavramaksızın Noel'i sıradan bir bayram kutlayışına dönüştürenleri uyarıyor,
uykudan uyanışa çağırıyor. Tanrısal Söz beden kuşanınca olayı gökteki
meleklerden duyan çobanlar ağıla koştu, çoşkuyla bebeğe tapındı. Doğu ikliminden
yola çıkan gökbilimci aydın insanlar armağanlarla Beytlehem'e yolculuk etti,
çocuğa tapındı. Tapınakta yaşlı Simeon bebeği kucağına alarak şu duayla
sevincini Tanrı'ya açıkladı: “Ey egemen
Rab, verdiğin söz uyarınca artık uşağını esenlikle bu yaşamdan ayırabilirsin.
Çünkü gözlerim kurtarışını gördü. Tüm insanlığın önünde hazırladığın bu kurtarış
uluslara Tanrı açıklamasını sağlayan ışık ve halkın İsrail’e yüceliktir” (Luka
2:29-32). Yıllarını Tapınak’ta geçiren, Hanna adında yaşlı bir peygamber
kadın da Tanrı’ya şükretti, çevresindekilere Tanrı kurtarışının gelişini
bildirdi. Bunlar Tanrı Ruhu’ndan yöneltiliyordu elbette.
Aldanmıyordu.
Dört yazardan
Matta ile Luka'nın duyurduğu haberi nesnel yaklaşımla okuyan kişi doğaüstü bir
Tanrı olayı karşısında bulunduğunu anlamakta hiçbir güçlük çekmeyecek. Koloseliler ve İbraniler mektuplarının ilk bölümünde
bildirilenleri okuyan, doğa ötesi bir olayla karşılaştığını anlayarak gönence
gelecek. Tanrısal olayın öz niteliğini kavrayanın derininde sevgi ve sevinç
duyguları etkinleşecek.
Yemlikte
yatan O yavru Barış Başkanı’dır. Yaratan’ından ayrı düşen insanı günahtan
arıtan, Tanrı’yla barıştıran.. Evrensel müjde günahlılıkta bocalayan herkese
zaman ötesinde güvenlik sağlıyor. “O bu
düşkün bedenimizi değiştirip kendi yüce bedenine benzer kılacak. Her şeyi
kendine bağımlı kılma gücünü kullanarak bu işi uygulayacak” (Koloseliler
1:21). İnsanlığa tanıtılan o bebek bedeninin yaralarıyla, dökülen kanıyla
Tanrı-insan barışını gerçekleştirdi, cehennem yargılılarına cennetin parlak
yolunu açtı. Tanrısal sevginin beden kuşanışı Beytlehem yemliğinde sergileniyor.
Sevgi arayan her can o sevgiyi tatsın, bilinmedik gönence kavuşsun diye.
Tanrı’nın insana sevgisi fidye olanın öz bedeninde tanınabilir. Sevginin başka
açıklanışı yoktur. Bu sevgi kuram değil kanıtlı bilgidir. İşte bunu
gerçekleştirmek için tanrısal Söz beden oldu.
Bu bebeğin
gizemli doğumunu insanlara bildiren yıldızla O'nun çakıldığı çarmıh tek gerçeği
tanıtmaktadır. Beden kuşanan Söz karanlığı dağıtıyor, günahlıyı kutsallığa
kavuşturuyor. Böylesi parlak aşamaya gelmek isteyen O'na iman etsin: “Doğru kişi imanla yaşayacak" (Romalılar
1:16). Böylesi gizemlidir sağlıklı Tanrı-insan ilişkisi. Beytlehem'deki
bebeğin tarihleri tasarıları aşan bütünleyişinin üstünde yer alabilecek başka
eylem yoktur.
O'nu bırakıp
din-töre uygulamalarına, şeriatın derebeyi gibi sıraladığı buyruklara yapışan,
canına-sonsuzuna gereken güvenliği bulamayacak; kısır döngüde bocalayacak, Tanrı
armağanını değerlendirmemenin cezasını taşıyacak. Tek Tanrı’nın insan soyuna
sağlayışı böylesi gösterişsiz, ama gerçekçi güzellikle belirlendi.
Peygamberlerin bildirileri bu yerde kesinleşti, gerçekleşti. Tanrı,
peygamberlerinin ağzıyla bu gizi bildirdi. İman edenler güvenle O'nu bekledi.
Bebek büyüdü, haçta bedenini senin kurtulmalığın niteliğinde sundu, ölüler
arasından güçlülükle dirildi, yücelere Tann'nın sağına çıktı. Artık O'nun ikinci
kez yeryüzüne dönüşünü bekleyen herkes, Tanrı'nın rızasına kavuşmuştur. İşte
sana da yaşamla sonsuzun eşsiz benzersiz sunusu budur. Tanrı’nın bu armağanına
sen de imanla sahip olmak istemez misin?
Yazıyı
Derleyen: Thomas Cosmades
E-mail:
cosmades@gmx.net