Neden Haç Neden Kan? Niçin Kurban?
Tanrı adil olduğundan, sevgisiyle ve büyük özveriyle kurtaracağı bireyi,
adaletini de uygulamadan yapamazdı. Başka bir deyimle, sevgi, şefkat, acıma,
bağışlama gibi armağanlar iman eden bireylere, ama bu bireylerin işledikleri suç
cezasının adaleti de Kurtarıcıda uygulanacaktı. İnsan günah işleyerek yaşamını
yitirmişti. Günah nedeniyle yitirilen yaşamın, adil bir ödenek veya ücretle geri
satın alınması için yitirilen yaşam yerine pak ve kutsal bir yaşamın ödenmesi
gerekiyordu. Tevrat'taki eski hayvan kurbanlarının kanının akıtılması, bu işlevin
eski, simgesel gölgesidir. Bu hayvan kurbanları, kararlaştırılan zaman doluncaya dek,
ısa Mesih'te gerçekleşecek gerçek kurbanı simgeliyordu.
Yukarda örneğini verdiğim gibi, sadece tövbe veya pişmanlık, beraat veya af için
yeterli olmuyordu. Yitirilen yaşama karşılık yaşam ödemek, Tanrısal adaletin hukuk
gereğiydi. ?öyle ki, Tanrısal adaletin hukuk gereği, haçta yerine gelmiş bulunuyor.
Bundan böyle, ısa Mesih'in sağladığı Tanrısal hukuk gereğine inanıp bunu kabul
edenlerin tövbe ve pişmanlıkları artık Tanrı katında geçerli olmaktadır.
Böylece, kurtuluşumuzun sağlanması için, Tanrısal sevginin, şefkatin, acımanın,
özverinin, adaletin, kutsallığın ve dürüstlüğün...haçta dengeli bir şekilde
uygulandığını görüyoruz
Olaya bir de bu açıdan derinlemesine bakınca, haçın, kan dökmenin, ısa Mesih'in
kurbanının ve çektiği acıların, akılsızlık veya mantıksızlık değil, ama
yerine gelmesi gereken bir gereklilik, bir zaruret olduğunu görürüz.
ısteyen,Tanrının sevgisiyle insana armağan etmek istediği bu kurtuluşu alarak
güvenceye kavuşur, aklanır, paklanır, huzur bulur ve rahat eder; ist emeyen de alay
eder, hor görür, aşağılar ve reddeder . İnsan özgürdür.
Madalyanın Diğer Tarafı
Tanrı tarafından sağlanan bu kurtuluş, insanlar tarafından suistimal edilebilir.
Bu bir oyuncak, ya da bir yaz boz sayfası değildir. Kurtuluş, "sihir
sözleri" söyler gibi sağlanamaz. Bu kurtuluş, planlanmış veya organize suç
işlemekte devam edenler için değildir. "Ben şu günahı işleyim de... nasıl
olsa Kurtarıcım var, o işi halleder... düşüncesi bu kurtuluşu içermez.
(ıbranilere 10:26-27) Ne de bireyin bir teyp ya da bir papağan gibi: "ben ısa'nın
kurbanına, döktüğü kanına inanıyorum, O'nunla yıkandım, aklandım, paklandım,
Tanrıyla barıştım, yeni yaratık oldum, sonsuz yaşamım var, ölünce derhal cennete
gideceğimi biliyorum..." vb. gibi sözleri ezberleyip bunları "abra
kadabra" gibi, bir sihir sözleri gibi söylemesi kendisini kurtarmaz. Bunun
yürekten ve gerçek imanla olması gerekir. Bunun böyle olup olmadığını denemek
için de, bireyin ruhsal ürünlerine, meyvelerine bakmak gerekir.
Gerçek Kurtuluşun Yaşam Meyveleri
Pek çok Yahudiler "bizim babamız Allah'tır" diye tanıklık verdikleri
halde, işleri veya meyveleri "babalarının aslında ?eytan olduğunu"
gösteriyordu. (Yu. 8:41-44. Mat. 3:7-8) İstelik O büyük kurtarıcı açıkça şu
sözleri de söylemiştir:"Bana 'ya Rab, Ya Rab' diyen her adam, cennete
girmeyecektir. Ancak göksel Babamın İRADESİNİ YAPAN girer." (Mat. 7:21.) ?öyle
ki, Tanrının iradesini yaşamayan, papağan gibi ağız sözleriyle kurtulacağını
hiç sanmasın! Kurtulmamız için Tanrı iradesini öğrenmemiz ve bunu yaşamımızda
uygulamamız gerekir.
Misah Günay
Araştırmacı Yazar
|