Evlilik ve Arzular
“Cinsel ahlaksızlıktan dolayı her erkeğin bir karısı, her kadının bir kocası
olsun. Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin. Kadının bedeni kendisine
değil, kocasına aittir. Benzer şekilde, erkeğin bedeni kendine değil, karısına
aittir” Efesliler 7:2-3
Bugüne kadar evlilik
konusunda bir çok yazı okuyup konuyla ilgili programlar seyretmişsinizdir. Her gün en
az bir Televizyon kanalında bu konuyla ilgili söyleşiler bulunmakta ve fikirler
alınmaktadır. Evlilik konusuna bu kadar önem verilmesindeki esas neden nedir? Neden
evlilikler kısa sürüyor? Hayran olduğumuz kimseden nasıl nefret edebiliyoruz? Bu
yazımızda bu konulara değineceğiz. İsteğim bu yazıyı okurken yazı içinde bulunan
soruları kendinize yöneltmeniz ve eşinizle birlikte cevaplar aramanızdır.
Seyrettiğimiz programlardan evlilik konusunu bilmediğimiz açık bir şekilde
anlaşılıyor. Özellikle evliliğin eşler arasında birleşme olarak tarif edilmesi
evliliklerin neden kısa sürdüğünün cevabını aslında veriyor. Oysa evliliğin
almaktan çok vermek yani kısaca paylaşmak olduğu ne yazık ki bilinmiyor. Bu
yazımızda evliliğin temel kurallarından çok pratik hayatımızda evliliğimizin
nasıl sağlam temeller üzerine kurulacağını açıklamaya çalışacağız.
Tarihte ilk evliliğin Tanrı tarafından Adem ile Havva'ya gerçekleştirildiğini
biliyoruz. Bu zamandan beri insanlar sevgilerini pekiştirmek ve soylarını sürdürmek
için evlilikler gerçekleştirmiştir. Bu evliliklerin bir kısmı tek eşlilikle çok az
bir kısmı da çok eslilikle gerçekleşmiştir. çok eşliliğin kaynağı ise insanın
kendi egosunu tatmin etmekten ileriye gidemediği uzmanlarca açıklanmıştır. Bu tür
evlilikleri bir kaç istisna hariç tanrı tarafından kabul edilmediği ortadadır.
İstisna olanlar ise katı insan yüreğinin ne kadar katı ve doyumsuz olduğunu
göstermek ve bu durumun yanlış olduğunu ispatlamak için bir süre izin vermesidir.
Fakat insanlar kendi egolarını günümüzde de ispatlamak için bu olayları
kendilerine referans gösterip evlilik adı altında kadınları adeta bir köle gibi
kullanmaktadırlar. Mazeret ne olursa olsun Tanrı hiç bir zaman çok eşliliğe izin
vermemektedir. Kişi mutluluğu çok eşlilikte arayacağına var olan eşini nasıl mutlu
edeceği yönde zaman harcamış olsa görecek ki kısa zaman sonra çok evlilikte
bulamayacağı mutluluğun tek evlilikte fazlasıyla olduğunu görecektir.
"Cinsel ahlaksızlıktan dolayı her erkeğin bir karısı, her kadının bir
kocası olsun. Erkek karısına, kadın da kocasına hakkını versin. Kadının bedeni
kendisine değil, kocasına aittir. Benzer şekilde, erkeğin bedeni kendine değil,
karısına aittir." İncil'den Efesliler 7:2-3
Aslında bu konuda uzun uzun konuşabilir sayfalarca yazabiliriz ama bu gibi konuları
yazmaktan ziyade evliliklerin nasıl gerçek bir evlilik konumuna sokabileceğimiz
konusunda bir kaç pratik konulara bakacağız. Bu konuları üç ana başlık altında
topladık. Saygı, kabullenmek ve Hayranlık. Bu üç konudan birinde eksikseniz
evliliğiniz istenilen seviyede değil ve acilen önlemini almanız gerekmektedir.
Mükemmel evliliklerde bu üç konu çok önemlidir. Evli olan her çiftin bu konulara
özlem duyduğu gizlenemez.
Saygı Özlemi
Afrika da yapılan bir araştırmaya göre kadınların %98'i kocalarından saygı
istedikleri ortaya çıkınca, Avrupa ve Amerika da yaşayan kadınlar arasında evlilik
konularında okullar açılmaya başlandı. Afrika da erkeklerin saygıya ne derece önem
verdikleri tartışılırken, okulların yaptığı anketlerden çıkan sonuçlar Avrupa
ve Amerika erkeklerin de onlardan geri olmadıkları ortaya çıktı. Saygının ne demek
olduğunu ne yazık ki çok az insan bilmekte. Sözlüklerde bile tarif edilemeyen bu
sözcük egolarımız yüzünden ne yazık ki her geçen gün tarifi zor hale gelmektedir.
Herkesin büyük bir özlemle arzuladığı bu sözcüğü sen nasıl biliyorsun?
Evlilikte Saygı: "Senin armağanlarını (yeteneklerini) biliyorum ve onlara çok
değer veriyorum" demektir. Sen eşinin yeteneklerini biliyor ve her fırsatta eşini
yetenekleri konusunda teşvik ediyor musun? Yoksa, hep sana değer verilmesini mi
bekliyorsun? İnsanlardaki bu beklenti evlilik temellerin çatırdamasına ve adliye
koridorlarına taşınmasına neden oluyor.
Eşlerden biri saygı görmüyor diye, evini terk edip yada eşini bırakıp başka
kişilerle evlilik yolları araması acaba yeni eşinden gerekli saygıyı görebilecek
mi? Unutulmaması gereken tek şey; sen başkalarına saygı göstermiyorsan başkasından
saygı beklemeye hakkın yok! Kendi yapmadığın bir fedakarlığı başkasından nasıl
isteyebilirsin? Tek taraflı saygı eşlerin birbirlerini yakından tanımasıyla biter.
Çünkü eşler birbirine yaklaşınca güçlü yanları ve zayıf yanları bir sır
olmaktan çıkar.
Kabullenme Arzusu
Boşanma davalarını seyrederken sık sık 'eşim beni olduğum gibi kabul etmiyor
benden her zaman yapamayacağım isteklerde bulunduğundan evliliğim bir kabus hale
geldi' diye şikayetler duymaktaydım. Bu şikayetleri düşünürken kendi kendime
'evlenmeden önce verilen sözler ne çabuk unutuluyor?' diye soruyordum. İki sevgili
evlenmeden önce birbirlerine "seni olduğun gibi kabul ediyorum" diye vaatlerle
kurulan evlilikler, zamanla iyi beslenmedikleri için unutuldukları ve özellikle
eşlerden birinin başına bir olay gelmesinden sonra sanki bu tür bir olayı
bekliyormuş gibi hemen boşanmak işin adliye koridorlarında koşuşturuluyor.
Unutulmasındaki başlıca neden evliliklerinin bilincine varmayıp gerekli hassasiyetin
gösterilmemesidir.
Geçtiğimiz günlerde bir bayanla evlilikleri konusunda konuşuyorken bana "Benin
evliliğim örnek teşkil edecek bir evlilik. çok iyi ve sürekli bir ilişkim var fakat
zaman zaman çeşitli sevgililerle eğleniyorum" demesi evliliklerinin bir ilişkiden
ileriye gidemediğini anladığımda üzüldüm. Tek bir erkeğin kendisine yetmediği ve
kaçamak ilişkiler peşinde sürüklendiği ortada. Ama sonuçta kadın mutlu olduğunu
söylüyor. Buna ne cevap verebilirsiniz?
Aslında bu kadın yaptıklarıyla eşine sen bana yetmiyorsun bende evliliğimi
yürütmek için sevgililer buluyorum demek istiyor. Kadın kendi çıkarları
doğrultusunda karar verdiği için kendine göre evliliğini ayakta tutuyor izlenimini
vermek istiyor. Oysa bu evliliğin bittiğini nedense kabullenemiyor. Evlilik konusunda
yada başka konularda erkekler karar vermeden önce uzun uzun düşünmeyi tercih ederler.
‚ok kadın erkeğin değişik olduğunu kabul etmek istemiyor. Bazı kadınlarda kendi
isteği doğrultusunda erkeğini değiştirmek istiyor. Bir insanın içini tanımak gibi
bir şey. Aslında eşini kabul etmek demek onu olduğu gibi kabul etmek demektir. Yani
hatalarıyla kendisine evet demektir.
Hayranlık Arzusu
Son zamanlarda özellikle gençler arasında karşı cinsinden kendisine hayranlık
duyulması konusunda büyük caba harcarlar. Bu yüzden hayran olduğu kişilerle evlilik
hayalleri kurarlar. Bu hayranlık kolayca sevgiye döneceğini zannederek karşı cinsin
isteklerine düşünmeden evet diyerek evliliklerini sağlarlar. Bu kişiler özellikle
sanatçı ve futbolcu camiasında sıkca rastlanan bir olaydır. Kişilere hayran olmak
güzel, fakat hayranlık uyandıran yönü bir gün yok olursa? Yani hayran olduğunuz
kimse bir gün sıradan bir insan gibi karşınızda durursa onunla tekrar evlenmeyi
düşünüyormusunuz? Aslında bu tür bir hayranlıktan burada bahsetmek istememiştim
fakat son zamanda bu tür hayranlıklarla evliliklerin arttığını ve boşanmaların bir
o kadar da bu tür olaylardan kaynaklandığını düşündükçe bu konuya girmeden
edemedim.
Bu konuda Avrupa da yapılan bir açık oturumda popüler insanlarla evlilik konulu bu
programa çok tanınmış Jimy adında bir futbolcu sahneye çıkar. Bu futbolcu sahneye
çıkarken izleyicilerinden büyük bir alkış alır, alkışlar arasında konuşan bu
futbolcu ilerleyen saatlerde yaptığı bir açıklamayla herkesi şaskına çevirip,
alkışlar yerini protestolara bırakır. Bir kaç dakikaya kadar büyük bir hayranlıkla
izlenen bu kişiyi bu kadar nefrete götüren neydi?
Bir beyazla evlenmenin zorlukları nelerdir sorusuna verdiği cevap " Eşimle
büyük bir aşkla evlendim. Nişanlılığımız sürece bana hayran olduğumuzu
biliyordum ve bu benim hoşuma gidiyordu. Fakat birlikte yaşayınca bu hayranlık yavaş
yavaş azaldığını fark ettim. Zaman gittikçe ayranlığın yerine eleştiriler almaya
başladı. Ben çok kişi tarafından alkış alınca karım hep eleştirecek bir yanımı
ortaya çıkarıyordu. Ve bir gün ten renklerimiz konusunda tartışmamız evliliğimizin
bitmesine neden oldu. Karım siyah tenli olduğum için artık benimle birlikte olmaktan
tiksindiğini belirtiyordu. Bende bana ayran olan diğer sevgililerimle beraber yaşamaya
karar verip karımdan ayrıldım. Şimdi bana hayran olan bir beyaz gördüğüm zaman
sırf karımdan öç almak için onunla birlikte oluyorum" Bu futbolcunun
anlattıkları aslında hayranlık duyguların nasıl kötü emellere maruz kaldığının
ufak bir örneği. Aslında bu tür evlilikleri ben şöyle yorumluyorum 'çok güzel bir
arabaya kaza yapacağını bile bile sarhoş binmek' Neyse asıl hayranlık evlilikte
çiftlerin birbirlerine ilgisidir. Arkadaşlığımız süresince hoş sözlere kapılıp
bazı kararlar almaya aceleci davrananlar sayılmayacak kadar çok. Herkes eşsiz olmak
ister. Fakat yakın tanışıklıklarda hayranlık gösteren duyguların hataları
örttüğünü görüyoruz. Evlilikte eşinizden hayran olmanız lazım. Eşinizin
göremediklerini kendisine göstermek için her zaman ona güzel sözler söyleyerek
bunları görmeye çalışmalısınız. İyi olanı sözlerle söyleyiniz. İyi sözler
söyleyerek eşinizi kullanmayınız.
Hata yapabiliriz ama yinede Tanrı bizim hakkımızda iyi konuşuyor. Tanrı acaba
eşini nasıl görüyor? Saygı gösteriyor mu? Onu olduğu gibi kabul ediyor mu? ve Ona
hayran mı? Tanrı bizi hatalarımız olmasına rağmen kutsallar olarak görüyorsa sen
Tanrıdan çok daha mı büyüksün ki, eşinin hatalarını sürekli yüzüne vuruyorsun.
Ondan sevgini eksik ediyorsun?
Piyano gibi akortlar bozuk
Pianonun akordları neden bozuluyor? Akordun bozulmasındaki baslıca neden kötü
kullanımdır. Fakat ustası gelince her şey tekrar eskisi gibi olur. Usta telleri
çekiyor yada gevşetiyor ve her şey düzeltildikten sonra harika sesler çıkıyor.
Hayatımızda aynıdır. ‚eşitli insanlarin davranişi bizi bozabilir. ‚ocuklar bize
zor bir gün geçirtebilir yada hava durumu bizi olumsuz yönde etkiliyor. Bir süre sonra
bizim ritmimiz bozulmaya başliyor tipki bir piyano gibi. Artik bizden güzel sözler
çikmamaya başlar. O zaman bir piyano gibi bizi düzeltecek bir ustaya ihtiyacimiz var.
Bu düzelme belli bir zaman gerektirebilir. Bazen tek bir hikmetli söz bile hasar
görmüş duygulari düzelebilir. Yeter ki bizler düzelmek için hazir olalim. Yani diger
bir deyişle düzelmek için kendimizden bir şeyler vermeye hazir olmaliyiz.
Her zaman insanlar eşlerinden bir şeyler bekliyor. Sürekli onlarda olani almak
istiyorlar. Ama çok az kişi 'ben eşime ne verebilirim? sorusunu kendisine soruyor.
Vermeyi düşünmedigimiz için kötü giden bir evliligin ardindan hemen yenisiyle
başlamak istiyoruz. Ne kadar yeni eşlerle yeni evliliklere başlasaniz bile siz
degişmediginiz müddetçe hiç bir evlilikte aradiginizi bulamayacaksiniz. Degişmiş bir
eş karşisindakini ister istemez etkileyecektir. Evliliginizi siz etkileyebilirsiniz.
Evliliginizin güçlenmesi ve tedavisi için dua edin. Çünkü en güzel ilaç
duadır.
Inci Tüfekçi |