Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri


 

 

 


Merhaba Arkadaşlar

Eminim ki bir çok arkadaşimiz üniversiteye hazirlaniyor ve hayatini bu yönde şekillendirmeye çalişiyor. Ben de 98 yilinda üniversite hayatima bu şekilde başladim. Kocaeli’de Kocaeli Yüksek Okuluna girdim. Bana göre hayatım düzene girecek toplumda üretken bir birey olma yolunda ilk adım atacaktım. Ama okulu görmeye gittiğimde tüylerim diken, diken oldu. Adeta dünyam karardı. Okulumuz Kullar adlı bir köyde dağların eteğine konuçlandırılmış bir yapı idi. Ulaşım tek, tük münübüslerle sağlanmaya çalışılıyordu. Yerleşimden bu kadar uzak bir yere okul yapmanın gerekçesi ise buranın gelişmesini sağlamakmış. Halka göre, biz gelmeden önce burası çok namuslu bir yermiş, öğrenci gelmeye başlayınca burası bozulmuş. Gençlere kötü örnek olmuşuz. Biz arkadaşlarla yurtta yer bulamadığımızdan burada ev tutmaya karar verdik. Burada öğrenci yolmak (kaz misali) çok hayıra geçiyormuş. Mecburen karşındaki insan ne isterese (ev sahibi) vermek zorundasın. Zar zor para konusunda anlaşıldıktan sonra bir sürü kurallar içeren kağıdı imzalıyorsunuz. 1. Yılın sonunda 17 Ağustos depremi meydana geldi kaldığımız ev yıkıldı. Barınma ihtiyacımızdan dolayı ev arama çalışmamız hummalı bir şekilde tekrar başladı. Gölcük sokaklarında sağlam kalmış yapıları ararken ağır hasar gördüğü belli olan bir evin camında aynen şu ibare yazılmıştı: (Abartısız) “Sadece ö ğrenciye kiralık” acaba diyorum bu kadar mı berbat bir kişiliğe sahibiz de bize burasını layık görüyorlar. Arkadaşlar benim amacım duygu sömürüsü veya moralinizi bozmek değil, tercihlerinizi yaparken mümkünse gidip okulları görün, barınma imkanlarını ve hakı hakkında bilgi edinin. Bu gibi sorunları olan arkadaşlar dertlerini bu köşede paylaşmak isterim. Kalın salıcakla.

Bülent Ergin
Kartal, İstanbul




55



©Copyright 2001 Kapsam