SERİ YAZILAR
Ana Sayfa Künye Biz Kimiz Bize e-posta gönderin Abonelik
İlginç Seri
Aktüel
Sizin Sayfanız
Gündem
Arşiv
Çeşitli Siteler
Kilise Adresleri

ARŞİV

Kur'an İle İncil yan yana

Hıristiyanlıkta Mehepler

Çarmığa gerilenin Öyküsü

İşa Adınla Yardım

6-7 Eylül Olayları

Hıristiyanlığı Kimden öğreniyorsun?

Seni Bekliyorum Arkadaşım

Babasının Kızı

Dargınlık

İnançta Nekadar özgürüz?

Bencillik

Vicdan

Kölelik

Bozuk Saat

Logos 2 Yüzen Kitap Fuarı

Akıllanan Allah

Uygulama

Sevginin Derinliği

Neden 4 İncil Var?

İncil Değiştirildi mi

İsa Ölmedi mi?

Dinler Neden yetersiz?


 

 

 

YARDIM İÇİN DOKTOR OLDU   

Kuzey Tayland'a gitmeye karar verdiğimde bir çok arkadaşım bu bölgede bulunan dağlarda savaşların halen devam ettiğini söyleyince aldırış etmemiştim. Çoban ve teknisyen olan rehberimizle birlikte dağlara doğru ilerlerken arada sırada da olsa duyduğum silah sesleri beni heyacanlandırmıştı. Yolumuzun üzerindeki sık ormanlık beni oldukça saşırtıyordu. Balta girmemiş bu ormanda ilerlerken her türlü saldırılara mahruz kalacağımı düşünerek sürekli dua ediyordum.

Tozlu yolları ve çürük tahta köprüleri izleyerek iki bin metre yükseklikteki dağlara gidiyoruz. Sürücümüz ve ben çok terliyorduk. Ban Pha köyüne ilerlemekten bunaldığımız bir sırada karşımıza çıkan ilk bambu kulubesine giriyoruz. Kulubenin önünde bir domuz ailesi, bir kaç inek ve durmadan öten bir horoz bulunuyordu. Gelişimizden önceden haberi olan Alman arkadaşımYuhanna Weider beni karşıladı. Kendisini önceden tanıdığım için uzun bir şekilde kucaklaştık.

Sohbetimiz sürerken bir anne kucağında bir çocukla yardım etmemizi isteyince şaşırmıştım. Kendi kendime Yuhanna acaba beni doktor olarakmı tanıttı sorusunu düşünürken, arkadaşım ayağa kalkıp yanında bulunun çantasından muhayene aletini çıkarıp çocuğu kontrol etmeye başlayınca daha çok şaşırmaya başlamıştım. Çünkü, ben Yuhanna'yı yakından tanıdığım kadarıyla kendisi bir ekonomist'ti.

Almanyanın Hessen şehrinden gelen Yuhanna bu şaşkınlığımı farketmiş olacak ki, muhayenesi bittikten hemen sonra doktorluk olayını anlatmaya başladı. "Marburg şehrinde Teoloji okuduktan sonra Tayland'a yerleştim. Amacım İncil hakkında bu insanları bilgilendirmekti. Fakat çok geçmeden bir seyler yapmam gerektiğini farkettim. Çünkü buradaki insanlar çok hasta ve yaralarla doluydu. Böyle insanlara iyi haber duyurmak için eylem olmadan imkansız olacağını düşünerek onlararın dertlerine nasıl derman olacağım konusunda uzun uzun düşündüm. Sonunda Doktorluk bilgilerini öğrenmeye karar verdim. Cihang Mai şehrindeki cüzzam hastahanesine gidip bana bu konuda yardımcı olmalarını istedim. Burada bana gönüllü çalısacağım için oldukça ilgi gösterip, en önemli tedavi yöntemlerini ilaçlar hakkında detaylı bilgi verildikten sonra buradaki insanlara hizmet etmeye başladım vitamin ilaçlarında eksiklik   İlk zamanlar büyük sıkıntılarla karşılaştım. Çünkü, bölgedeki insanları bulaşıcı hastalıklardan koruyacak hiç bir tıbbi malzeme yoktu. Çok geçmeden yavaş yavaş bu ilaçları temin ederken aynı zamanda hastalıkları da teşhis etmeyi öğreniyordum. Örneğin bu bölgede en fazla Bronşit ve zature hastalığı yaygın olduğundan Antibiyotik türü ilaçlara büyük gereksinim var. Karşılaştığım diğer bir problemde hastalarımın yaşını tespit etmek. Çünkü, büyük bir kısmı afyon türü uyuşturucu kullandığından yaşından çok daha yaşlı gösteriyor. Buna çözüm olarak her hastamın fotoğrafını çekip arşivliyorum. Hasta gelince önce elimdeki fotoğrafları inceliyor ve ona göre bir tedavi yöntemi uyguluyorum.

Biz sohbet ederken bir hasta yanımıza geliyor ve midesinin ağrıdığını anlatıyordu. Kendisine yaşı sorulduğunda 28 deyince hep birlikte gülüyoruz. Oysa kendisi 10 yaş daha yaşlı gösteriyordu. Doktora artık afyon kullanmıyorum deyince, gerçek yaşının 28 olabileceğini düşünüyoruz. Bu bölgede afyon kullanmayan yok gibi. Sonunda Doktorumuz kendisine birkaç kutu ilaç tutuşturarak sembolik olarak ücret ödemesini istedi. Ödediği ücret 10 bant yani 40.000 TL. Oysa aynı tedaviyi hastahanede görmüş olsaydı 500.000 TL ödemek zorunda kalacaktı.

Tayland'lı bir polis bu konuda: "Afyon sayesinde Tayland da zenginler çoğaldı. Fakat, son yıllarda Amerikanın isteğiyle afyon tarlaları yakılınca bir çok zengin bu durumu protesto etti. Bence bu ülkenin geleceği için yerinde bir karar. En azından hakımız uyuşturucu batağından kurtarılmak için güzel bir adım olduğunu düşünüyorum"dedi.

Tembel, aptal ve pis

Son zamanlarda bazı bölgelerde bazı değişikler olmasına rağmen, göçmenlere hala üçüncü sınıf muhamelesi yapılıyor. Yani her biri böcek gibi görüldüğünü hissettiği için bu bölgedeki halk genelde içine kapanık bir hayat sürmektedir. Tayland kralı son yıllarda bu insanlara önem vermeye başladığını göstermek için dağlarda bulunan bu insanlar için sağlık evleri ve okullar yaptırmaya başladığını belirten Yuhanna "Halk yinede bazı şeylerden hoşnut değil. Örneğin, elektrik kabloları her yere döşenmesine rağmen halk evine bağlamak için halen para ödemekten kaçıyor" dedi. Bir yandan sohbet ederken bir yanda da hastaları tedavi etmeyi sürdüren Müjdeci doktor Yuhanna bu süre zarfında 9 hastaya bakmıştı. Derken konu su sorunlarına geldi. Dr Yuhanna bu konuda " Karşımızda su durmadan akıyor ve boşuna toprağa gidiyor. İnsan lar bir boruyla bu suyu kullanmak istiyor fakat depo yapacak paraları olmadığı için gördüğünüz gibi boş yere akıyor" dedi.

Dikiş makineler kilise Chiang Mai'de Almanca öğretmenliği yapan Christine Diefenbacher bana bir atölye göstermek istediğini belirterek beni kilisenin içine götürdü. Gözlerime inanamıyordum kilisenin içinde 10 adet dikiş makinesi bulunuyordu. Bu kilise hem toplantı yeri hem sağlık evi hemde bir atölye görevini yerine getiriyordu. Bayan Christine bu atölye hakkında; "Bu proje için uzun yıllar dua ettik. Burada genç bayanlara dikiş dikmeyi, el işi yapmayı, okuma yazmayı ve İncil dersleri konusunda eğitim veriliyoruz. Bayanlar burada ceket dikmeyi öğreniyor. Çok yakın bir zamanda büyük şirketler için dikmeye başlayacağız. İnsanlar çok yoksul, bu yolla kendilerine yardımcı olmak istiyoruz. Alman Konsolosluğu bizlere bu konuda destek verdi. Bazı ailelere yardım olsun diye inek satın alındı. Bu ineklerin doğurduğu her yavru bizim proje için başka bir aileye veriliyor böylelikle her aile eşit bir şekilde yardım görmüş oluyor" dedi.

        Kötü Ruhlar eski oldu

Yanımızda bulunan Yuhannes'in tek hedefi herkese İncil müjdesini duyurmak olduğuğunu belirtirken şöyle dedi."Bir kaç sene önce buraya geldiğimde bana halk kanlı kurban getirmişti. İnanışlarına göre Kötü ruhlar bu şekilde benden uzaklaşır.

Fakat, kısa bir süre içinde bu uygulamalarının yalnış olduğunu farkedip bu uygulamalarından vaz geçtiler. Eskiden diş ağrısı kötü ruhlar tarafında yapıldığı söylenirdi, ama şimdi dişlerini fırçalamadıklarından olduğunu  biliyorlar. Artık birbirlerine de güvenmeyi öğrendiler. Çünkü burada bulunan müjdeciler onlara çok şeyler öğrettiler. En önemlisi kendi halfabelerini yarattılar.Tayland'ın genelinde Hıristiyanlık dini kabul edilmiş bir durumda.

Tayland dağlarında yaşayan halkta İncil'in derin bir izlenim bıraktığından emin olarak geri dönüyoruz.

         Jürgen Th. Müller / Almanya


"Ben iyi çobanım" diyen . . . İSA . . . ile ilgili bilgi edinmek isterseniz aşağidaki adrese yazın:

P.K. 52 Beşiktaş-Istanbul

Veya e-posta (kapsam@kapsamgazetesi.com) gönderin.

 

İlginç Seri Konuları

Toronto Bereketi

Gizli Güçler

Yahuda İncilili

Dünyanın Sonu

Ey Kilise Nereye?l

Anadolu'da bir Hoşgörü Mucizesi

Haç Düşmanları 

İnsanın İkinci İsyanı

Günah ve Ölüm

Türkiyede Hıristiyanlık Neden Yanlış Anlaşılıyor?



55

 



©Copyright 2001 Kapsam